Son zamanlarda Markofoni ve Limango isimlerini çok duyar oldum. Bunun sebebi de ağızdan ağıza pazarlama (word of mouth) taktiğini kullanmalarıdır. Gerçekten de başarılı bir şekilde bu taktiği uyguluyorlar. Herkes gördüğü inanılmaz indirimleri eş, dost, arkadaşlarıyla paylaşıyor. Paylaşırken de yaptıkları keyifli ve avantajlı alışveriş hikayelerini anlatıyorlar.
Kullanıcılar Markafoni ve Limango’dan % 70′lere varan indirimler ile ürün satın alabiliyor. Peki nasıl alıyorlar? derseniz hemen açıklayayım. Bu projelerde satış ilanı sonlandıktan sonra tedarikçi firmaya toplu sipariş geçiliyor. Dolayısıyla ürün adedi artınca satın alma gücü de artıyor ve ürünün fiyatı inanılmaz fiyatlara iniyor. Olayın ticari kısmına baktığımızda % 70 indirimle ürünü Markafoni ve Limango satıyorsa aslında bu ürünler daha da ucuz. İşte buradan yola çıkarak şu şekilde bir projenin Markafoni ve Limango projelerine ciddi rakip olabileceğini düşünüyorum.
Her nekadar % 70′e varan indirimler olsa da bu oranlardan daha iyi oranlara tüketiciler talep ettikleri ürünleri satın alabilir. Bu imkan tamamıyla birden çok tüketicinin bir araya gelip tedarikçi veya üretici firmaya toplu sipariş geçmesiyle gerçekleşebilir. Aşağıda biraz detayına ineceğim bu proje sayesinde belki de bazıları ciddi paralar kazanırken bazıları da ciddi tasaruf sağlayabilir.
Aynı ürünü satın alan birçok tüketici var. Bu tüketiciler talep ettikleri ürünleri satın alırken genelde bimeks, darty gibi firmaların mağazalarına uğruyor. İşte bu proje sayesinde aynı ürünü talep eden birden fazla tüketici ürünleri mağazalardan değil direkt toptancı, imalatçı, distribütör gibi birinci elden satın alacak. Birinci el, toplu satın alma olunca da fiyat düşecek ve kapalı devre satış yapan Limango ve Markafoni’den daha ucuza gelmiş olacak.
Proje uygulanırken ilk önce site kurulacak.Daha sonra aynı ürünü arayan tüketiciler bir araya gelecek.Bu tüketici sayısı yeterli sayıya geldiğinde, birinci el olan firmadan talep edilen ürün satın alınacak. Bu durumda ne Limango’ya ne de Markafoni’ye gerek kalacak. Üretici ile tüketici doğrudan buluşacak ve tıpkı fabrikadan halka satış şeklinde bir satış gerçekleşecek.
Peki Markafoni ve Limango böyle bir sistem karşısında ne yapcak ? derseniz o durumda da bu firmalar tüketicilerin taleplerini alabilecekleri bir anket yapmalı ve talep edilen ürünleri temin edip tüketicilere sunmalı. Bu proje sadece Türkiye sınırları içinde değil ayrıca diğer ülkelerdeki üreticilerden ürün satın almak için de kullanılabilir. Tabii ki şuan gümrük kuralları gereği mümkün olmayabilir. Ancak ilerleyen zamanlarda Almanya’daki veya İngiltere’deki bir üreticiden çok uygun fiyata ürün satın alınabilir.
Bu arada böyle bir sistemi Almanya’da yaşayan Çetin Ay yapmış ve peşinden Amazon.com, Ebay.com gibi şirketler koşuyor.
%70 indirimli satın aldığınız bir saati, tekstil ürününü, züccaciye ürünlerini bu uygulama ile daha da ucuza satın almak istemez misiniz?
3 comments
Emrah ÖZKAN says:
05 Mart 2010 at 22:50 (UTC 2)
Merhabalar,
Bu arada Türkiye de giyim, takı vb. aksesuarlarda %60-200 arasında marjlar olabilmekte.
Ama elektronik gibi sıkı rekabetin olduğu sektörlerde marj %10′lara kadar düşüyor. Üstüne üstük ulustar arası zincir mağazaların şok kampanyaları vb. işi daha da zora sokuyor. Dolayısıyla elektroniği unutup direkt yüksek marjlarda satılan ürünlerin satışı hakkında bir iş modeli ortaya koyduğunuzu varsayıyorum.
Biraz olumsuz taraftan bakıyor olabilirim ama sanki gözden kaçırdığınız bir iki nokta var;
Ama Gittigidiyor bu oranla çalışıyor diyenleri duyar gibiyim; unutmayın ki GG’de ilan açmak da para, öncelikli gösterim de para, dükkan açmakta.. Yani farklı gelir modelleri oluşturulmuş durumda. Bir de her ne kadar yasal olmasa da fatura kesmediklerini düşününce
bu firmayı rol model almamanızı tavsiye ederim.
Öncelikle Limango, Markafoni ve çok yakında açılacak olan Trendyol.com private shopping yapıyorlar yani kapalı bir kullanıcı grubuna satış yapılmaktalar. Bu durumda markalı ürünleri ilgili üreticilerden makul fiyatlara almaları mümkün oluyor. Aksi taktirde bütün bayiler isyan ederler.İsyan eder derken satın alma siparişlerini durdurmak gibi çok güçlü bir kozları var. Ve bu koz hala iş yapıyor
Her gün bir dünya ürün satılıyor ama aynı ürünü almak isteyen insanları bir araya toplama fikri de çok zor göründü bana. Hani bir üreticinin sınırlı sayıdaki ürünlerinin yayınlandığı ve bir süreliğine yayınlanan ürünlerden bahsedersek bu anlamda zaten private shopping firmalarının yaptığı bu zaten.
Bayilerden dolayı zor görünsede bir şekilde üretici ve tüketiciyi bir araya getiren bir platfomdan bahsettiğimizde bu platformunda hayatta kalabilmek, operasyon ve pazarlama faaliyetlerini sürdürebilmesi için min. %10 komisyon alması gerekecektir. Ki bu düşük oranla da en ufak bir sarsıntıda o firma batar
Sonuç olarak bayilerin baskısı + min. operasyon maliyetleri + pazarlama bütçesini yan yana koyduğumuzda bana çok gerçekci gelmedi.
Yinede doğru yoldasın. Piyasadaki yüzlerce firma gibi herkesin yaptığını yaparak bir yerlere gelmektense sen farklı modeller üreterek bir adım önde gidiyorsun.
Başarılar dilerim.
Emrah ÖZKAN
Eyüp KARADOĞAN says:
08 Mart 2010 at 13:13 (UTC 2)
Emrah bey,
Konun zor göründüğünü belirtmişsiniz ancak şuanda Ebay ve Amazon bu projenin peşinde.
Üretici ile tüketiciyi en kısa yoldan buluşturmak istiyorlar.Dolayısıyla konuyu detaylı olarak buradan okuyabilirsiniz.http://www.basarihikayem.com/wp/?p=101
Bunun dışında GG tarafında da fatura kesilmediğini belirtmişsiniz ancak şunu belirtmek isterim ki fatura kesiliyor.İsteyen satıcı faturasını da alabiliyor.GG’den fatura istediniz de göndermediler mi?
Geçmişte çok zor denilen şeyler şuanda çok kolay işliyor.İlerleyen zamanlarda umarım Türkiye’de böyle bir proje göreceğiz.
Saygılar.
online says:
07 Nisan 2010 at 22:31 (UTC 2)
cok tesekkurler ilginc